25 Mart 2026

Hiking Antalya 20 : Kemer - Ulupınar - Çıralı - Olympos Antik Kenti

.

HIKING ANTALYA 20: KEMER - ULUPINAR 

ÇIRALI - OLYMPOS ANTİK KENTİ

.

GEZİ PLANI: Çıralı Chimera Camping'de başlayan yürüyüş sahilden Olympos plajından Olympos Antik Kenti'ne girilerek antik kent gezilecek, kıyı yolundan tekrar kamp alanına dönülerek sona erecek.

.

ROTA: Çıralı Chimera Camping, Olympos plajı, Olympos Antik Kenti.

.

MESAFE: 7 km.

.

GEZİ TARİHİ: 22 Eylül 2025, Pazartesi.

ÇIKIŞ  SAATİ: 07.30

VARIŞ SAATİ: 09.30

.

Yürüyüş başlangıcı: Çıralı Chimera Camping.

Çıralı sahil yolu.

.

Olympos plajı.

Olympos kazı evine doğru.

.

Olympos Antik Kenti Kazıevi.

.

Olympos Antik Kentine sahil tarafından girişte Olympos kalesi karşılar.

Olympos Kalesi:

Olympos Örenyeri içinde, antik kentin kumsalla birleştiği yerin hemen üzerinde bulunan akropol tepesinde, şehri korsan saldırılarına karşı korumak için yapılmış Ceneviz kalesidir.

Olympos çayı / Akçay.

Olympos Antik Kenti: Sahil girişi.

Olympos'un ilk kuruluş yılları Yunanca adına dayanarak Anadolu'nun Helenleşme dönemine rastlar. Olasılıkla yakınında yer alan Phaselis gibi Olympos da bir Dor kenti olduğu varsayılır. MÖ. 188 yılında Likya kentleri, kendi birlikleri adına Roma'ya elçi göndermeleri sonucu, Roma tarafından tanınan resmi bir birlik kurmuşlardır. 

Olympos kentine ilişkin en erken tarihli yazılı kanıtlar da Likya birlik sikkeleriyle sağlanmaktadır. Kentin Helenistik Dönem'deki varlığına ilişkin arkeolojik veriler ise MÖ. 300 yılı civarına tarihlendirilen sur duvarları ve Doğu Nekropol'de tespit edilen bir mezar anıtıdır. MÖ. 2. yüzyıldan 1. yüzyıla geçiş döneminde ise Olympos'un birlik sikkleleri sona erer. Bu dönem kente hakim olan ve "Korsan" olarak tanınan Zeniketes'in egemenliği dönemine rastlar. Zeniketes yaklaşık olarak MÖ. 104 - 77 yılları arasında  Olympos ve Phaselis'le beraber Gelidonya körfezi ile Antalya'nın batı sahilleri arasındaki bölgede hakimiyet kurar. MÖ. 77 yılında kent bütünüyle Roma egemenliğine girer. Kent, Roma döneminde önemli bir konum aldığı, bu dönemdeki yoğun kentleşmeden anlaşılır.

MS. 3. yüzyılın sonlarında Olympos'lu olduğu bilinen, Likya bölgesinin ve  kentin ilk piskoposu Methodius öne çıkar. Hıristiyanlık aleyhine yazılan eserlere cevaben yazdığı metinleri erken dönemde Hıristiyanlığın kurumsallaşması çabalarında önemlidir. Methodius'un 312 yılında idam edilmiştir. MS. 5. - 6. yüzyıl konsil belgelerinde diğer piskoposları kayıtlara geçen Olympos kenti MS. 7. - 9. yüzyıl piskoposluk listelerinde Myra ( Demre ) metropolitliğine bağlı bir merkez olarak geçer.

Olympos kentinin tarihsel süreç içeridsinde göstermiş olduğu gelişimin, Likya bölgesinin geneliyle örtüştüğü anlaşılmaktadır. Likya bölgesinin genelinde olduğu gibi, Olympos kenti de MS. 5. 6. yüzyıllarda refah düzeyi en yüksek dönemini yaşadığı varsayılır. Kent içerisinde tespit edilen mimari dokuya ait nitelikler de MS. 5. - 6. yüzyıllarda yoğun inşaat faaliyetleri gerçekleştiğini gösterir. 

MS. 7. yüzyılda Akdeniz'de etkili olan Arap akınları nedeniyle kent hakkında bu döneme ait bilgiler sınırlıdır. MS. 6. yüzyılın ortalarından itibaren tüm bölgede görülen savaş, deprem, veba gibi felaketler; kent açısından kaçınılmaz bir şekilde ekonomik ve demografik yapıyı olumsuz yönde etkiler.

Liman Anıtsal Mezarları:

Antalya Müze Başkanlığı tarafından 1990 yılında yapılan kurtarma kazılarında, Liman Anıtsal Mezarları adı verilen bu tonozlu anıt mezarlar ortaya çıkar. Birinci Liman Anıtsal Mezarı, ana kayanın oyulmasıyla elde edilmiş bir oda içinde yüksek bir podyum üzerine konulmuş lahitten oluşur. Liman Anıtsal Mezarların ikincisi de ana kayaya oyularak oluşturulmuş iki katlı bir mekan içinde yer alır. Kayıp olan yazıtında şöyle yazmaktadır:

"Euporistos oğlu Aurelius Zosimos, yapısını kendisi, annesi, karısı, çocukları, torunları ve dayısı Eudemos için yaptırdı."

Girişin hemen önünde yer alan mozaik kaplı koridordan batıya doğru ilerlenip kuzeye dönüldüğünde ikinci kata çıkan merdivenlere ulaşılır. Alt katta iki lahit bulunur. Tabula Ansata'nın sağ tarafında dört satırlık başka bir yazıt bulunur:

"Son limana girdi demirledi gemi, çıkmamak üzere

çünkü ne rüzgardan ne de gün ışığından medet var artık;

ışık taşıyan şafağı terk ettikten sonra Kaptan Eudemos

oraya gömüldü gün misali kısa ömürlü gemisi,

kırılmış bir gemi gibi..."

2024 yılında yapılan kazı çalışmalarında, mezar odasının önünde yeni bir zemin mozaiği bulunur. Mozaiğin konusu denizcilikle ilgilidir.

.

.

Değirmen suyu kanalı.

.

.

.

.

.

Piskoposluk Sarayı:

Episkopeionlar Bizans Dönemi'nde piskoposluk teşkilatının kentlerdeki temsilcileridir. Piskoposlar öncelikli olarak kendi kiliselerine bağlı Hıristiyanların ruhani liderleridir ve asli görevleri cemaatin dini ihtiyaçlarını karşılamaktır. Geç Antik Çağ'da imparatorluk genelinde Hıristiyan nüfusun hızlı bir şekilde artmasına paralel olarak piskoposların gözetimindeki cemaat kalabalıklaşır ve etki alanları genişler. Kiliseler devletten aldıkları yardımın yanı sıra geniş topraklara ve kent içerisinde mülkiyet biçiminde kalıcı vakıflara sahiptir. Bununla beraber, piskoposlara yargı yetkisinin verilmesi kamusal etkisinin artmasını sağlar. Dini, mali ve idari yetkilerle donatılmaları, nüfuz sahibi oldukları halk kitlesinin kalabalıklaşması ve önemli bir servetin yöneticisi olmaları, Geç Antik Çağ'da piskoposların kent yönetiminin önemli bir parçası olmalarını sağlamıştır. Bu nedenle episkopeionlar dini yapılar, idari birimler, piskopos ve diğer dini görevliler için özel yaşam alanlarını içeren planlara sahiptir.

Olympos episkopeionu kuzey kentin merkezinde yer alır. Ana caddenin kesişme noktasında, kentin tüm alanlarından rahat ulaşılabilen önemli bir konuma sahiptir. Bir çevre duvarı ile sınırlandırılmış kompleks kent içerisinde en büyük boyutlu yapıdır. Episkopeionun inşası sırasında Roma Dönemi'ne ait tapınak komplekse dahil edilmiştir. 

Devam eden mezar kazım işleri.

Giriş Kompleksi:

Kuzey kentin doğu - batı doğrultusunda uzanan ana cadde üzerinde ve bu caddeyi güneyde sınırlayan Giriş Kompleksi, birbiri ile organik ilişkisi bulunan on bir adet odadan oluşur. Antik Olympos'un günlük ve ekonomik yaşantısına ışık tutan önemli bir yapıdır. Bu on bir odalı zemin üzerinde bir kat daha bulunduğu, yapının duvarlarındaki izlerden anlaşılmaktadır. 

Giriş Kompleksi'nin ön plana çıkan mimari özelliği, kuzey ve güney cephelerinde yer alan kemerli düzenlemelerdir. Kuzeyde ve cadde cephesinde yer alan kemerler, olasılıkla cadde ile bağlantılı olan kuzey giriş koridorunu sınırlamaktadır. Yapının tüm kuzey cephesi boyunca uzanan ve caddeye beş kemer açıklığı ile bağlanan doğu - batı yönelişli giriş koridoru, aynı zamanda dört kemerli kapı açıklığı ile iç mekanlara bağlanır. Güneyde izlenen kemerli düzenleme ise yapının güneyinde bulunan avlunun akarsu kenarında seyirlik alanı oluşturmak için düzenlendiği varsayılır.

2009 yılında başlayan kazı çalışmalarında elde edilen seramik, maden, cam vb. buluntularda yapının MS. 5. - 6. yüzyıllarda konut, gıda maddesi üretimi ve ticareti işlemlerinde kullanıldığını gösterir. Giriş Kompleksi'ne bu yüzyıllar içinde yapılan eklemeler, bölüntüler ve kullanım farklılıklarıyla özel bir plan tipi sergilemeyen, kompleks bir yapı olarak günümüzde görülen halini alır. 

1 No.lu Kilise:

Olympos deresinin ikiye böldüğü antik kentin kuzey batısında, kuzey nekropol girişinin güneyinde yer alan kiliseden günümüze kuzey nefi ve yapıya kuzeyden bitşik olan ek mekan ulaşmıştır. 

Yapının opsis, orta ve güney nefi 1969 yılında meydana gelen sel nedeniyle yıkılır. Mevcut verilere göre üç nefli, atriumlu bir bazilikadır. Kuzeyinde bir ek mekan bulunur. Yapıda tespit edilen eserler, seramikler ve mozaikler MS. 5. - 6 . yüzyıllara tarihlenmektedir. Olympos'un nekropol kilisesi olduğu varsayılır.

Ziyaretçi Merkezi.

.

.

Güney Nekropol:

Akçay ( Olympos Çayı ) ile ikiye bölünen kentin güneyinde yer alır. Günümüzde kullanılan ve mezarların önünde devam eden gezinti yolu muhtemelen Antik Çağ'da benzer şekilde kullanıldığı varsayılır. Şimdiye kadar toplam 354 mezar tespit edilmiştir. 

.

Tiyatro:

Cavea ve sahne binası yoğun tahribe uğramıştır. Olasılıkla MS. 141'de tüm Likya'yı etkileyen büyük depremde zarar görmüş olmalıdır. Bu tarihten sonra bir onarım geçirip geçirmediği bilinmemektedir. Kent, MS: 141 depreminden sonra, ikinci bir büyük deprem daha yaşar. Tiyatronun günümüzde görünen hali, yapı malzemelerinin başka bir yapıda kullanılmasından kaynaklanır.

Yapı, Phaselis'te bulunan ve MS. 131 - 138 yılları arasında tarihlendirilen yazıta göre MS. 2. yüzyıla aittir. Fakat tiyatroda gerçekleştirilen araştırmalar tiyatronun ilk inşa sürecinin Helenistik Dönem'de gerçekleştiğine yönelik veriler sunar. Kuzey yönüne yerleştirilen tiyatronun, Likya'daki bazı kentler gibi Nekropol alanında yapılaması dikkat çekicidir. 20 oturma sırası buluna tiyatronun sahne zemini sıkıştırılmış topraktır. 

.

.

9 No.lu Kilise:

Küçük boyutlara sahip olan kilise, üç nefli bazikal planda inşa edilmiştir. Güney nef ve cephe duvarları topografya sebebiyle içe doğru daralan bir açıya sahiptir. 

.

Vespasianus Hamamı:

Olympos'ta yer alan iki hamamdan, boyutları nedeniyle büyük olmasından dolayı "Büyük Hamam" olarak da adlandırılır. Roma İmparatoru Vespasianus döneminde yaklaşık olarak MS. 70 yıllarında yapılmıştır. 

Hamam yapıları, Roma İmparatorluk Dönemi'nde imparatorluk propagandasını yürütmek amaçlı MS. 1. yüzyıldan itibaren, yıkanma dışında, aynı zamanda kent sosyal ve kültürel yaşamının önemli bir unsuru olarak inşa edilmiştir. Bir Roma yurttaşının öğleden sonrasının büyük kısmını hamamda geçirdiği, siyasi lobi faaliyetlerinin hamamlardaki rutin buluşmalarda gerçekleştirildiği, çocuk ve gençlerin beden eğitimi faaliyetlerinin hamamlarda yer alan palaestralarda yürütülür. 

"Caesar Vespasianus Augustus, yerin ve denizin efendisi, kendi legat ve propraetoru Gnaius Auidus'un öngörüsü aracılığıyla bu hamamı temelinden inşa ettirdi."

Köprü:

Olympos'u ikiye bölen çayın üzerinde kurulu köprü Roma döneminde inşa edilir. Köprünün ayaklarından biri hemen tümüyle, diğeri temel seviyesinde korunmuştur. Kentin kuzeyi ile güneyindeki yerleşim alanlarını birbirine bağlayan köprünün kuzey ayağındaki kemer kavisi ve kentin içinden geçen çayın iki yakasındaki istinat duvarlarında görülen, köprü kemerlerinin kara bağlantıları için oluşturulmuş konsollar, köprünün üç gözlü ve balık sırtı biçimli olduğu anlaşılmaktadır. Yapımında birçok devşirme taş kullanılmıştır. Meydana gelen yıkıcı depremler sonucunda yıkıldığı varsayılmaktadır.

.

Ceneviz kalesi kalıntıları.

Olympos plajı.

.

.

Caretta Caretta kaplumbağalarının yumurtlama alanlarına konan kafesler.

Yuvalama alanları firmalar tarafında reklam olarak kullanılmakta.

.

Plajdan dönüş patikası.

Yürüyüş bitişi: Chimera Camping.

Akşam yemeği Yörük Cafe Restaurant'ta.

Pideden ızgaraya, etten balığa, mezelerden salata çeşitlerine, her türlü içecek çeşidiyle, büfesinde esnaf usulü sulu yemekleriyle her türlü açlığa ve turiste hitap eden lokanta tarzı restorandır.

.

.

.

.

.

.

Kuru fasulye, pilav, ayran, acılı ezme ve haydari.

.

.

.

.

.

Bu gezinin yolcusu: Olympos plajında.

.

.

.

.

.

©bygölgegezgin

.

.

.

.

.

ANTALYA YÜRÜYÜŞ TOPLAMI: 129 km.

TOTAL DISTANCE: 5.167 km.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder