16 Mart 2021 Salı

Travel Ankara 120 : Sincan - Malıköy Tren İstasyonu Müzesi

 

.

TRAVEL ANKARA 120: SİNCAN

MALIKÖY TREN İSTASYONU MÜZESİ

.

GEZİ TARİHİ: 11 Mart 2021, Perşembe.

Malıköy:

Eskiden Polatlı ilçesinin köyü olan Malıköy, günümüzde Sincan ilçesine bağlı mahalle statüsündedir. Ankara çayı yakınlarında Roma döneminden beri geçiş yolları üzerinde bulunan köye, 1892 yılında İstanbul - Ankara demiryolunun inşasıyla ara istasyon binası yapılır. Kurtuluş Savaşı' nda, özellikle Sakarya Meydan Muharebesi' nde istasyon ve civarı lojistik üssü olarak kullanılır. Ayrıca köyün yakınlarındaki düzlük askeri uçak pisti olarak kullanılmıştır.

Malıköy Tren İstasyonu Müzesi:

Genelkurmay Başkanlığı, Ulaştırma Bakanlığı ve TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü'nün işbirliği ile yapılan ve 25 Haziran 2008 tarihinde müze olarak kültür hayatına kazandırılır.

Kurtuluş Savaşı' nda komuta merkezi olarak kullanılan Ankara Garı' daki direksiyon binasından sonra en önemli üs olan Malıköy İstasyonu, Sakarya Meydan Muharebesi' nin tüm ihtiyaçlarını karşılayan ve yaralı askerlerin ilk müdahalelerinin yapıldığı yerdir. Savaş esnasında lojistik merkezi, askeri mühimmat, asker sevkiyatı için ve aynı zamanda askeri uçak pisti olarak kullanılır. 

Kurtuluş Savaşı döneminin sessiz tanığı olarak ayakta duran Malıköy Tren İstasyonu, suskun mağrurluğunun arkasında unutulmaz olayları ve hüzünleri  derinliklerinde saklamaya devam etmektedir. Binlerce askerin geçişine, Mehmetçiklerin gece gündüz demeden koşuşturmalarına, at kişnemelerine, tayyarelerin uğultulu seslerine, trenlerin umutla gelip geçmelerine ve daha bir çok olaya tanıklık eden istasyon, Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk' ün savaş karargahı olarak kullanılan Alagöz' e 10 km. uzaklıktadır ve her iki yer de bir anlamda geleceğin yazgısının biçimlenmesinde önemli rol üstlenir. 

Mustafa Kemal Atatürk' ün Nutuk' ta, dünya tarihinde örneği pek az olan büyük ve kanlı Sakarya Savaşı diye tanımladığı Sakarya Meydan Muharebesi' nde ordunun iaşesiz ve cephanesiz kalmaması için, birliklerdeki ikmal vasıtalarının azlığı göz önünde tutularak cephe gerilerindeki birçok menzil noktası olarak Ankara, indirme istasyonu olarak da Polatlı ve Malıköy istasyonları çok önemli görev üstlenirler. Böylece Malıköy İstasyonu özgürlüğe giden yolda önemli bir durak olur. Ordunun ihtiyacı olan her şey Ankara' dan Malıköy ve Polatlı' ya yollanır. Demiryolu olmasaydı her gün yüzlerce ton yiyecek, yem ve mühimmatın Ankara' dan 90 km. uzaklıktaki cepheye taşımak için binlerce araca ihtiyaç duyulacaktı. 

Türk halkının özverisini, cephedeki askeriyle, ordusuyla buluşturmak kısacası milli müdafaayı tek vücut haline getirmek için demiryollarının varlığı son derece önemlidir. Malıköy' ün konum olarak cephe gerisinde bulunması, cephedeki birliklerin ihtiyacı olan lojistik malzemelerinin depolanması için elverişli bir yer sunar. Ayrıca Malıköy istasyonu sahasındaki düzlük alan Sakarya Muharebelerinde Türk Ordusu' nun iki keşif ve bir savaş uçağından oluşan hava gücünün üssü olur. 

.

.

Malıköy Tren İstasyonu Müzesi girişi.

.

.

Malıköy istasyon çeşmesi.

Sakarya Meydan Muharebesinde verilen 5.713 şehit adına yapılan anıt.

Vatanları uğruna yaşamlarını hiçe sayarak "Vatanımızı ve Bayrağımızı" bizlere emanet ederek aramızdan ayrılan atalarımızın evlatları olarak Sakarya' da destan yaratanların önünde bir kez daha saygıyla eğiliyoruz.

Taşlı dede; yaralı askeri trene götürürken.

.

.

Uçaklar aslına uygun olarak sonradan üretilmiştir..

.

Malıköy Cephe Tayyare Bölüğü ve İsmet Uçağı:

Kurtuluş Savaşı sırasında Batı Cephesi Kumandanlığı emrine verilen hava birlikleri, kara harekatının seyrine uygun olarak yer değiştirmişler, uçak durumunun yetersizliğine rağmen kara harekatının keşif desteğini sağlamışlar, düşman birliklerine bomba ve makineli tüfeklerle taarruz etmişlerdir. TBMM açıldıktan sonra, Milli Savunma Bakanlığı Harbiye Dairesi' nin 13 Haziran 1920 tarihinde Eskişehir' de Batı Cephesi Kumandanlığı teşkil edilince, merkezi Eskişehir - Muttalip olan 1. Tayyare Bölüğü ve merkezi Uşak olan 2. Tayyare ( Kartal Müfrezesi ) Bölüğü bu kumandanlığın emrine verilmiştir. 30 Haziran 1921' de Batı Cephesi Kumandanlığı' nın 1337 sayılı kararı ile iki bölük birleştirilerek, bölük Yzb. Fazıl Bey' in komutası altında Kütahya bölgesinde göreve devam etmiştir. Temmuz 1921 başlarında önce Eskişehir, daha sonra Polatlı' ya intikal eden bölük, 1921 Ağustos başında Sakarya Savaşı öncesinde Malıköy' e çekilmiştir. Bir yıl süre ile burada konuşlanan Cephe Tayyare Bölüğü, Büyük Taarruz başlamadan önce yine Fazıl Bey' in komutasında Akşehir' e intikal eder. İnönü, Eskişehir, Kütahya Muharebesi ve Sakarya Meydan Muharebesi boyunca hava birliklerinde fail olarak yer alan uçakların sayısı son derece sınırlı kalmış, yurtsever bir vatandaş olan Erzurumlu tüccar Nafız Bey' in kendi imkanlarıyla satın aldığı İtalyan yapımı Fiat tipi iki uçağın yanı sıra düşmandan ganimet olarak alınan diğer iki uçakla, "İsmet" ve "Sakarya" adlı uçaklarla kara birliklerimiz desteklenmeye çalışmış, keşif amaçlı uçuşlar yapılmıştır. Sakarya Meydan Muharebesi sırasında Malıköy' e gelen Cephe Tayyare Bölüğünün faal durumda olan uçaklar; mevcut kayıtlara göre bir, bazı kayıtlara göre iki adet Alman Albatros D-III av tayyaresi Erzurumlu Nafiz' in bağışladığı Fiat tipi iki adet keşif tayyaresi olmak üzere üç ya da dört tayyareden oluşmaktadır. Türk Milletinin bu büyük varoluş mücadelesinde Nafız Bey' in hava gücümüze yaptığı katkı son derece önemlidir. 14 Ağustos 1921 günü Malıköy meydanından cephe uçuşu için havalanan sivil pilot Fehmi idaresindeki Erzurumlu Nafiz-2 tayyaresi düşerek parçalanmıştır. 15 Ağustos 1921 günü keşif tayyaresi olan Erzurumlu Nafiz-1 tayyaresi uçuştan dönüşte Beylikköprü dolaylarında motorunda çıkan yangın neticesinde düşerek sivil pilot Behçet ve Raşit ile Üsteğmen Süleyman Sırrı yanarak şehit olurlar. 14-15 Ağustos 1921 tarihlerinde düşen ve elden çıkan Erzurumlu Nafiz 1 ve 2 tayyarelerinden sonra, faal kalan tek av uçağıyla, 15-23 Ağustos 1921 tarihleri arasında keşif uçuşları yapılır. Bununla birlikte Sakarya Savaşı öncesinde Yunanlılardan ganimet olarak edinilen ve 24 Ağustos 1921' de bölük karargahına getirilen İngiliz yapımı De Haviland DH-9 keşif / bombardıman tayyaresine "İsmet" adı verilerek bu tayyare yeni ve iyi durumda olduğu için Sakarya Meydan Muharebesi boyunca büyük hizmetleri olur. Ele geçirilen ve Pilot Astsubay Vecihi Bey tarafından uçurulan İsmet tayyaresinin hiçbir yedek parçası olmamasına rağmen, Batı Cephesinde uzun müddet önemli ve faydalı keşif uçuşları yapılır. Pilot Astsubay Vecihi Bey' e Kırmızı Şeritli İstiklal Madalyası verilir, ayrıca TBMM tarafından üç kez takdirname verilen tek kişidir. 8 Eylül 1920 tarihinde, Türk havacılarının keşif uçuşlarında yetersiz kaldığı konusunda ithamdan buluna Batı Cephesi Komutanı Albay İsmet Bey, ancak 1. İnönü Muharebesi sırasında gösterilen başarılardan dolayı 14 Mart 1921' de Ordu' ya gönderdiği mesajda; "İnönü Meydan Muharebesi muzafferiyetinin amillerine, havacılarıma hassaten selam ve teşekkür ederim" sözleriyle havacıları takdir eder. Yunanlılardan ganimet olarak alınan bu tayyareye havacılar tarafından "İsmet" adı verilir. Cephe Tayyare Bölüğü, 14 Eylül 1921 gününden itibaren Eskişehir, Sivrihisar ve Seyitgazi yönüne doğru geri çekilmekte olan düşmanın durumunu tespit etmek için Malıköy meydanından 13 keşif uçuşu yapmıştır. 27 Eylül gününden itibaren de bölük keşif uçuşlarına Sarıköy meydanından devam edilmiş ve Eskişehir, Seyitgazi ve Afyonkarahisar yönlerine 12 keşif uçuşu yapmıştır. Bölüğün Malıköy meydanından Sarıköy meydanına intikalinden bir gün sonra, 27 Eylül 1921 günü Fransız yapımı Brequet 14 B-II tipi bir Yunan uçağı, Sarıköy meydanı civarında mecburi iniş yapar. Tayyare sağlam olarak ele geçirilerek bu tayyareye kazanılan zaferin adına "Sakarya" adı verilir. Bölük kadrosuna dahil edilen bu tayyare de uzun süre cephede hizmet görür. Kurtuluş Savaşı süresince tayyareleri uçabilir duruma getirebilmek için geceli gündüzlü gaz lambası ve mum fenerleri ışığında çalışan ustalar, demire can verirler: Demirciler, döküm ustaları ve makinistler insan üstü bir çabayla çalışırlar. Kaput bezleriyle uçakların gövde ve kanatları kaplanır, tutkal ve kundura çivileriyle bu bezler iskelete tutturulur. Bu işlemden sonra bezlerin sert kaygan ve su geçirmez duruma getirmeleri için emayit denilen bo ya gibi bir maddeye gereksinim duyulur. Bu yokluk karşısında duyulan sıkıntı Konya' daki havacılar tarafından eşine ender rastlanan bir çözümle giderilmeye çalışılır: Patates kabukları, koyun ve sığır ayakları bir kazanda kaynatılarak bu işlemden elde edilen jelatin, başka bir kazanda kola ve yumurta akı ile macun haline getirilinceye kadar pişirilir. Elde edilen bu madde uçakların gövde ve kanatlarına sürülerek istenilen sertlik ve kayganlık, tam olmamakla beraber sağlanabilmiştir. Buna rağmen bu durumda olan uçaklar yağmurlu havalarda kullanılamamıştır. Zorunluk ve çılgınlık, bütün teknik gereklilikleri aşıp geçerek bu savaşta komutanından erine herkesin katlandığı fedakarlık ve gösterilen çaba, insan gücünün üstünde olmuştur. Millet ordudan geri kalmamış, bütün milletin katıldığı böyle bir mücadele dünyada görülmemiştir. Sakarya zaferi, milli yükümlülüklerini yerine getiren korkusuz havacılarla birlikte, binlerce yurtsever insanın ortak eseri olur. 

Sakarya Meydan Savaşı sırasında kullanılan 1897 tarihli Alman yapımı lokomotif ve vagonu.

Kafeterya olarak kullanılan lojman binası:

Üst kat komutanların kaldığı mekan, alt kat asker ve konukların çay içtikleri yerdir.

.

Sakarya Meydan Muharebesi ve Malıköy:

Mustafa Kemal, Sakarya Meydan Muharebesini Nutuk' ta "Dünya tarihinde örneği pek az olan Büyük ve Kanlı Sakarya Savaşı" diye tanımlar. O, savaşın Anadolu' daki Türk varlığı için yaşamsal önemini bildiğinden, ordusunu ve halkını savaşa hazırlamıştır. Çatışmaların başlamasından birkaç gün önce, 5 Ağustos 1921' de "Ordu ve Millete" başlığıyla yayımladığı bildiride: "Bütün kahramanca üstünlüğünü ve yüksek niteliklerini en önemli savaş alanlarında tanıdığım Ordumuzun yönetici ve yüksek kumanda kuruluyla fedakar subaylarına ve kahraman erlerine ve atalarımızdan miras kalan yaradılıştan gelen seçkin özellikler ile kendini gösteren bütün milletin bireylerine sesleniyorum" diyerek, Türk Milletinin bütün bireylerini, köyde, kentte, evinde, tarlasında bulunan herkesi, kendini silahla vuruşan savaşçı gibi görevli bilerek ve bütün varlığıyla savaşmaya çağırır. "Bağımsızlık yolunda ne yer ve ne zaman ile ne de vatan kavramı karşısında ayrıntılardan oluşan diğer görüşler ile sınırlı olmayarak düşman ordusunun yok edilmesi olan bu tek amacın sağlanması için gereken her şey yapılacaktır." der. Ordularına verdiği ve savaş tarihinde örneği olmayan kesin emir şuydu: 

"Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı yurttaş kanıyla sulanmadıkça terk edilemez. Onun için, küçük büyük her birlik bulunduğu mevziden atılabilir, fakat büyük küçük her birlik durabildiği ilk noktada, düşmana karşı yeniden cephe kurup savaşmaya devam eder. Yanındaki birliğin çekilmek zorunda olduğunu gören birlikler ona uymaz, bulunduğu mevzide sonuna kadar direnmekle yükümlüdür." 

Anadolu yaylasının uzun ve yorucu yollarında 100 kilometrelik bir cephe üzerinde yirmi iki gün yirmi iki gece süren Sakarya Meydan Muharebesi, dünyanın gördüğü en uzun meydan savaşıdır. Mustafa Kemal, Sakarya' yı "subay savaşı" olarak tanımlar. Zaferden sonra 19 Eylül 1921' de, TBMM' nin kendisini "Mareşallık" ve "Gazilik" unvanıyla taçlandırdığı gün mecliste yaptığı konuşmanın sonunda: "Subaylarımızın kahramanlığı hakkında söylenecek söz bulamam. Ancak, doğru ifade edebilmek için diyebilirim ki, bu savaş bir subay savaşı olmuştur. Bundan dolayı subay arkadaşlarımın en ufak rütbelisinden en büyük rütbelisine kadar değer ve fedakarlıklarını bütün kalp ve vicdanımla ve hakkını vererek anarım." diyerek ordusunun kahramanlığını içtenlikle dile getirmişti. Sakarya savaşına ön safta katılan subayların yüzde sekseni, erlerin yüzde altmışı ya şehit olmuş ya da yaralanmıştır. 42. Alay' ın bütün rütbeli subayları şehit olduğu için Alay' ın komutasını bir yedek subay üstlenmiştir. 4. Tümen' in hücum taburunda tek bir subay kalır. Yalnız Çal Dağı çarpışmalarında 3 alay komutanı, 5 tabur komutanı, 82 subay ve 900 er şehit olur. Çevresine hakim Karadağ tepesini almak için yarım tümen şehit verilir. 8. Tümen Komutanı süngü savaşında şehit olur. 20Eylül' de Orduya seslenişinde Gazi Mustafa Kemal Paşa askerlerine: "Dünyanın hiçbir ordusunda yüreği seninkinden daha temiz ve sağlam bir askere rastlanmamıştır. Her zaferin mayası sendedir." diyerek seslenir. 

Sakarya Meydan Muharebesinde Türk ordusu atasına ve milletine yaraşır savaşır, millet de atasından ve ordusundan geri kalmamıştır. Binlerce sahne aktı gitti nice hayatlarla birlikte Sakarya' da... Bozkırın ortasında Çal Dağ' da, Mangal Dağı' nda ya da Dua Tepe' de, Yıldız Tepe' de, Kartal Tepe'  de Malıköy' de... Milli yükümlülüklerini gecikmeden yerine getirenler, ikmalciler, kağnı kolları, işçi taburları, gizli direnişçiler, hamallar, cephane kaçıranlar, sandalcılar, denizciler, havacılar, makinistler, gönüllü hemşireler, doktorlar, terziler, öğretmenler, kısaca bütün milletin katıldığı böyle bir mücadele yaşanmamıştı hiçbir dönemde... 

Falih Rıfkı Atay' ın sözleriyle, "Türkler dirilmemiş, yaşadıklarını ispat etmişti bu savaşta." Bir yabancı kadın gazeteci Clair Price, Sakarya Meydan Muharebesi için şöyle der: "İki yüzyıldan beri Batı, ihtiyar Osmanlı İmparatorluğu' nu parçalamaya çalışıyordu, fakat Sakarya' da Türk' ün kendisi ile karşılaştı ve ona dokunduğu anda da tarihin yönü değişti. Tarih bir gün Sakarya kıyılarında cereyan eden ve çok kimsenin bilmediği bu savaşı devrimizin en büyük olaylarından biri olarak kaydedecektir." 

Malıköy, Anadolu' daki Türk varlığının sürdürülmesi ve bağımsız bir millet olarak sonsuza değin yaşanılması konusunda yerine getirdiği hizmetlerden dolayı büyük, bir o kadar anlamlı yeri olan Malıköy Tren İstasyonu... Bir dönemin tanığı olarak hala ayakta duran, bugün de olsa aynı şekilde vazifeye atılmaya hazır olan Malıköy Tren İstasyonu, suskun mağrurluğunun arkasında ne unutulmaz olayları ve hüzünleri derinlerinde saklamaktadır kim bilir? Binlerce askerin geçişine, Mehmetçiklerin gece gündüz demeden koşuşturmaların, at kişnemelerine, tayyarelerin uğultulu seslerine, trenlerin umutla gelip geçmelerine ve daha birçok şeye tanıklık eden Malıköy İstasyonu, Başkomutan Mustafa Kemal' in savaş karargahı olarak kullandığı Alagöz' e 10 km. uzaklıkta bulunur. Her ikisi de bir anlamda geleceğin yazgısının biçimlenmesinde önemli rol üstlenir. SAkarya Meydan Muharebesinde ordunun iaşesiz ve cephanesiz kalmaması için, birliklerdeki ikmal vasıtalarının azlığı göz önünde tutularak cephe gerilerinde birçok menzil noktası olarak Ankara, indirme istasyonu olarak Polatlı ve Malıköy istasyonları ikmal bakımından çok önemli görevler yüklenirler. Böylece Malıköy cephaneyi Ankara' dan 90 km. uzaklıktaki cepheye taşımak için binlerce araç gerekirdi. Türk ordusunun hayati damarını oluşturan demiryollarının verdiği hizmeti unutmak mümkün değildir. Diyebiliriz ki, demiryolunun önemini ve değerini kimse istiklal ordusu kadar bilemezdi. Çünkü dünyanın bütün ateşleri başına yağarken, yarınki varlığı hazin bir şüphe altındayken Anadolu' daki halkı milli müdafaayı tek vücut haline getirmek için demiryollarının varlığı son derece önemlidir. Polatlı istasyonu top ateşi altında olduğu için tren hayli uzakta durduğunda yükünü boşaltır, Ankara' ya götürmek için son çarpışmalar dolayısıyla sayısı çok artmış olan yaralılar araba veya sedyeyle taşınırken diğerleri yürümek zorunda kalırlar. Güney kanattan demiryoluna ulaşmak için 50 km. yürümek gerektiğinden yaralı bir askerin bu mesafeyi kat etmesi üç - dört günü buluyordu. Görenlerin yüreğini parçalayan bir yürüyüştür bu. O dönemde demiryoluna ulaşmak hayatta kalmanın vazgeçilmez unsurudur. Malıköy' ün konum itibariyle cephe gerisinde bulunması, cephedeki birliklerin ihtiyacı olan yiyecek ve mühimmatın depolanması için elverişli bir ortam sunar. Ayrıca Malıköy İstasyonu sahasındaki düzlük alan Sakarya Muharebelerinde Türk ordusunun iki keşif uçağı ve bir savaş uçağından oluşan hava gücünün üssü olmuştur. 

Trene binmeyi bekleyen kolu ve bacağı kopmuş Gazi askerler ile onlara yardım eden silah arkadaşı.

.

Trenden aldığı mermileri cepheye götüren vefakar Türk kadını ve çocuğu.

.

.

.

.

.

.

Kağnısı ile cepheye mermi taşıyan Elif Bacı.

.

Revir olarak kullanılan ambar binası.

Malıköy Tren İstasyonu' ndan Sakarya Meydan Muharebesi sırasında yaralı askerlerin tedavisi amacıyla da yararlanılır. Revire dönüştürülen bu binada sıhhiye hizmetleri yürütülür ve yapılan ilk müdahalenin ardından yaralılar trenle Ankara' ya sevk edilirler. 

Ağır yaralı arkadaşını revire götüren Kahraman Mehmetçik.

.

Malıköy yakınlarındaki açık ordugahta, Batı Cephesi Hayvan Deposuna bağlı olarak veterinerlik hizmetleri yürütülür. İkmal ve ulaşımın önemli vasıtalarından olan yük ve binek hayvanlarının yara ve hastalık tedavileri yapılır.

.

.

.

.

.

@bygölgegezgin

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder